Obezite kanser riskiyle nasıl bağlantılı? Bir onkolog açıklıyor.

Obezite (vücut kitle indeksi (VKİ) ≥ 30 kg/m² (normal aralık = 18,5-24,9 kg/m²) olarak tanımlanır), bir dizi kötü huylu tümörün gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Son yıllarda çeşitli ülkelerde yapılan çok sayıda çalışma bu riski doğrulamıştır. Altta yatan mekanizma şöyledir: aşırı yağ dokusu kronik inflamasyona ve hormonal dengesizliğe yol açar, bu da karsinogenez ve tümör ilerlemesini tetikleyebilir. Obezitenin yalnızca bir risk faktörü olduğunu, diğer faktörlerin (genetik, sağlıksız alışkanlıklar, kronik hastalıklar vb.) de rol oynadığını unutmamak önemlidir.
Obezite ile öncelikli olarak hangi kanser türleri ilişkilidir?
Epidemiyolojik veriler obezitenin en sık meme, bağırsak, mide, endometrium, pankreas, böbrek, prostat ve tiroid bezinin kötü huylu tümörleri olan hastalarda görüldüğünü göstermektedir.
Obezite ve kanser arasındaki bağlantıyı daha net anlamak için somut bir örnek vermek daha doğru olacaktır.
Endometriyal kanser (rahim kanseri), obeziteyle ilişkili en sık teşhis edilen kanserlerden biridir (DSÖ'ye göre, dünya çapında her yıl 400.000'den fazla yeni vaka teşhis edilmektedir). Başlıca patofizyolojik mekanizmalar şunlardır:
- Hormonal dengesizlik ve artan östrojen seviyeleri
Yağ dokusu, aromataz enzimi aracılığıyla androjenleri (testosteron gibi) östrojenlere, özellikle de östrona dönüştürme yeteneğine sahiptir. Menopoz sonrası kadınlarda, yumurtalıklar östrojen üretimini azalttığında, bu süreç bu hormonun birincil kaynağı haline gelir ve endometriyal hiperplaziye katkıda bulunarak malign transformasyon riskini artırır.
- İnsülin direnci ve hiperinsülinemi
Obeziteye genellikle dokuların insüline duyarlılığının azalması eşlik eder ve bu da hipersekresyon tepkisine yol açar. Yüksek insülin ve insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1) seviyeleri, hücre bölünmesini hızlandırır ve programlanmış hücre ölümünü engeller; bu da tümör gelişimine katkıda bulunabilir.
Yağ dokusu kronik sistemik inflamasyona neden olur. İnflamatuar mediatörler ise tümör hücrelerinin yayılmasını ve ardından metastaz yapmasını, ayrıca anjiyogenezisi (tümör dokusu içinde de dahil olmak üzere yeni kan damarlarının oluşumunu) teşvik eder. Başka bir deyişle, tümör büyümesine yol açar.
Obeziteye bağlı kanser riskini azaltmak için şunları öneriyorum:
- Normal bir vücut kitle indeksine ulaşmaya çalışın, kilonuzu kontrol altında tutun, doğru beslenin ve uzman doktorlara (diyetisyen, endokrinolog, beslenme uzmanı) zamanında gidin;
- Sürekli fiziksel aktiviteyi unutmayın, kötü alışkanlıklardan vazgeçin;
- Eşlik eden kronik hastalıkları tedavi edin (örneğin; diabetes mellitus, gastrit, intestinal polipozis, hipertansiyon);
- Düzenli olarak kanser taramalarınızı ve tematik kontrollerinizi yaptırın;
- Kalıtsal kanser riskini artıran mutasyonlar için genetik test yaptırın (özellikle aile öyküsü varsa);
- Son olarak, bariatrik cerrahiyi düşünün (eğer endokrinoloğunuz bu seçeneği öneriyorsa).
medportal ru




